Makineleşme çağı başlamadan önce insanlar dokuma ihtiyaçlarını el yardımı ile gidermektedirler. Hızla gelişen teknoloji ile birlikte insanlar makineleşme çağına yavaş yavaş adapte olmaya başlamıştır. İlk dokuma tezgahı 1785 yılında bir İngiliz mucit olan Edmund Cartwringht tarafından gerçekleştirilmiştir. Aradan çok fazla geçmeden Edmund tarafından hayata geçen dokuma makinesi 1786 yılında R.Miller tarafından geliştirilen dokuma tezgahı, günümüzde kullanılan dokuma makinelerinin çıkış noktası olmuştur. Zamanla tasarımını değiştiren Cartwringht dokuma makinesi sayılabilecek bir sistem geliştirmiştir. Bu makinelerin sürekli geliştirilmesiyle dokuma makineleri evlerden, makineleri çalıştıran su gücünün ya da buhar gücünün bulunduğu fabrikalara taşınmıştır. 1804’ te Joseph Marie Jacuard tarafından geliştirilen bronşlu kumaş dokuma tezgahı hayata geçirildi. 1822’ de, İngiliz E. Roberts, kısa bir süre içerisinde tüm Avrupa’da benimsenmeye başlayan otomatik bir dokuma tezgahı geliştir, daha sonra bir çok üretici ve teknisyen tarafından geliştirilen otomatik dokuma tezgahını daha üst bir seviyeye taşımıştır. Dokuma işlemi makineleşme sistemine geçmesiyle birlikte yanında çeşitli sorunları da getirmiştir. Dokuma makinesinin İngilizler tarafından gelişme göstermesi Fransızlar ise desenlendirme üzerine yoğun bir çaba göstermiştir. 1725’ de Basile Bouchon tarafından kaldırılması gereken çözgüleri seçmek için bir delikli karton yardımıyla çalışan ilk otomatik ağızlık açma cihazı bulundu. Daha sonra 1728 yılında Falcon delikli karton zinciri kullandı. Ağızlık açma sistemlerinin geliştirilmesiyle birlikte Jacquard’ın kendi ismiyle tanınan Jakar makinesini icat etmesiyle birlikle doğrulandı. Dokuma tezgahının mekanik hala getirilmesinden sonra ortaya yeni yeni sorunlar çıkmıştır. Bu herhangi bir iplik kopuşu veya arıza anında tezgahın durdurulması ve masuranın bitmesi halinde mekiği değiştirmek için çalışmanın durdurulmasıydı. Zaman içerisinde atkı koptuğunda veya masura bittiğinde tezgahı durduran otomatik olarak bobini değiştiren çeşitli mekanizmalar geliştirilmiştir. 1898 yılında atkının kancalarla atılması fikri, 1914 yılında ise hava jeti ile atkının atabileceği bir sistem ortaya çıkmıştır. Ancak hava jetinin kullanımı 1980 yıllarında hayata geçebilmiştir. 1980’ yıllarından sonra elektronik cihazların ve bilgisayar sistemlerinin hızla gelişmesi ile birlikte üretim hızlarında büyük bir gelişme gözlemlenmiş, hızla gelişen üretim sistemi birçok ülkeyi tekstil de üst sırala taşımıştır

Leave a Reply

Your email address will not be published.